<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>imsakiye</title>
	<atom:link href="http://www.iftarsahur.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.iftarsahur.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2009 15:45:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>ilahi, ilahi Dinle, ilahiler, Online ilahi, ilahiler dinle</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/ilahi-ilahi-dinle-ilahiler-online-ilahi-ilahiler-dinle-989.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/ilahi-ilahi-dinle-ilahiler-online-ilahi-ilahiler-dinle-989.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2009 14:43:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi Dinle]]></category>
		<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Online ilahi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=989</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><iframe src="http://www.iftarsahur.com/ilahiler/skin6.html" border="0" name="I3" align="top" frameborder="0" height="400" scrolling="no" width="390"></iframe></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/ilahi-ilahi-dinle-ilahiler-online-ilahi-ilahiler-dinle-989.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tevbe</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/tevbe-2-971.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/tevbe-2-971.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:16:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=971</guid>
		<description><![CDATA[İnsan olarak herkes günah işleyebilir. Peygamberler hariç, hiç kimse masum değil, yani günah işlemekten korunmuş değildir.
Peygamberimiz buyuruyor:
&#8220;İnsanoğlunun hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise (işledikleri günaha pişman olup) tevbe edenlerdir.&#8221; (İbn Mace, Zühd, 30)
Görülüyor ki, Peygamberimiz, insanın hatasız olmayacağını bildiriyor, insan, bilerek olsun yanılarak olsun günah işleyebilir. Bu konuda ne kadar titiz davranırsa davransın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">İnsan olarak herkes günah işleyebilir. Peygamberler hariç, hiç kimse masum değil, yani günah işlemekten korunmuş değildir.<br />
Peygamberimiz buyuruyor:<br />
&#8220;İnsanoğlunun hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise (işledikleri günaha pişman olup) tevbe edenlerdir.&#8221; (İbn Mace, Zühd, 30)<br />
Görülüyor ki, Peygamberimiz, insanın hatasız olmayacağını bildiriyor, insan, bilerek olsun yanılarak olsun günah işleyebilir. Bu konuda ne kadar titiz davranırsa davransın hiç hatasız ve günahsız olamaz. Ancak insanlar birbirlerine nisbetle çok günahkâr, az günahkâr olabilirler.<br />
Ne olursa olsun insan hiçbir vakit ümitsizliğe düşmemeli, yaptığı hatalardan pişmanlık duyarak Allah&#8217;a yönelmeli, O&#8217;ndan af ve bağış dilemelidir. Çünkü Allah Teâlâ sonsuz merhamet sahibidir, içtenlikle kendisine tevbe edenlerin tevbelerini kabul eder.<br />
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-971"></span> &#8220;Allah, kullarından tevbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.&#8221; (Şûra, 25)<br />
&#8220;Onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah&#8217;ı hatırlayıp günahlarından hemen tevbe istiğfar ederler. Zaten günahtan Allah&#8217;tan başka kim bağışlayabilir ki. Bir de onlar işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.&#8221; (Âl-i İmran, 135)<br />
Her ne suretle olursa olsun işlediğimiz günahlar için tevbe etmemizi Allah Teâlâ emrediyor.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Ey mü&#8217;minler, hepiniz Allah&#8217;a tevbe ediniz ki, felah bulaşınız.&#8221; (Nûr, <img src='http://www.iftarsahur.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /><br />
&#8220;Ey iman edenler, bir daha (günaha) dönmeyecek tevbe ile tevbe ediniz.&#8221; (Tahrim, <img src='http://www.iftarsahur.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /><br />
Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Ey insanlar, Allah&#8217;a tevbe edin ve O&#8217;ndan mağfiret dileyin, ben günde yüz kere tevbe ediyorum.&#8221; (Müslim, Zikr, 12)<br />
Tevbenin sözlük anlamı, dönmektir. Dindeki anlamı ise işlenen günaha pişman olup, bir daha işlemeyeceğine dair Allah&#8217;a söz vermek ve O&#8217;ndan af dilemektir.<br />
Tevbe, günahlardan aklanma yoludur. Kirlenen vücudumuz su ile temizlendiği gibi günahla kirlenen manevi bünyemiz de tevbe ile aklanır.<br />
Allah Teâlâ, bir lütuf olarak, tevbe kapısını açık tutmuştur. Kul kendi iradesi ile Allah&#8217;a yöneldiği ve O&#8217;ndan af ve bağış dilediği zaman Cenab-ı Hak onun tevbesini kabul eder. Ancak kul yapacağı tevbeyi son nefesine kadar geciktirmemeli, hatanın hemen peşinden tevbe etmelidir.<br />
Her ne kadar mü&#8217;minin son nefesindeki tevbesinin makbul olacağı umulur ise de bu kadar önemli bir işi geciktirmek doğru olmaz.<br />
Allah Teâlâ buyuruyor:<br />
&#8220;Allah&#8217;ın kabul edeceği tevbe, ancak bilmeden kötülük edip de sonra tezelden tevbe edenlerin tevbesidir; işte Allah, bunların tevbesini kabul eder. Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Yoksa kötülükleri yapıp yapıp da içlerinden birine ölüm gelince, &#8220;Ben şimdi tevbe ettim&#8221; diyen ve kâfir olarak ölenler için (kabul edilecek) tevbe yoktur. Onlar için acı bir azap hazırlanmıştır.&#8221; (Nisa, 17-18)<br />
Demek ki can boğaza gelmeden ve henüz yaşamaktan ümidini kesmeden önce küfürden tevbe kabul edilir. Fakat can çekişme durumunda yaşama ümidi kalmamış olan kimsenin küfürden tevbe ederek iman etmesi geçerli değildir.<br />
Fakat günahkâr mü&#8217;minin son nefesdeki tevbesi bile makbuldür. Allah&#8217;tan ümid kesilmez.<br />
İnsanın işlediği günahlar iki kısımdır.<br />
Bir kısmı, içki içmek gibi kul hakkı ile ilgisi olmayıp, yalnız Allah&#8217;a karşı işlenmiş günahlardır.<br />
Bu gibi günahlardan yapılacak tevbenin usûlüne uygun yapılmış tevbe olması için üç şartın yerine getirilmesi lazımdır.<br />
Bunlar:<br />
a) Günahı terketmek,<br />
b) Yaptığına pişman olmak,<br />
c) Bir daha yapmamaya karar vermek.<br />
Günahı terketmeden yapılmış olan tevbe ile yine günaha pişman olmadan ve aynı günahı bir daha işlememeye karar vermeden yapılacak tevbe, usulüne uygun yapılmış tevbe sayılmaz. Bu, içki içmekte olan kimsenin, &#8220;Ben içkiye tevbe ettim&#8221; demesine benzer ki, böyle tevbe olmaz.<br />
Diğer bir kısmı da, hırsızlık yapmak ve haksız yere adam öldürmek gibi insan hakkıyla ilgili olan günahlardır.<br />
Bu gibi günahlardan tevbe etmenin, yukardaki şartlara ilaveten bir şartı daha vardır ki, o da, hak sahibine hakkını vermek yahut ondan helâllik almaktır.<br />
İşte, işlenen günaha göre şartlarına uyarak yapılan tevbe makbul olur ve Allah Teâlâ, tevbe edeni bağışlar, emrine uyarak tevbe ettiği için de ondan razı olur.<br />
Peygamberimiz buyuruyor:<br />
&#8220;Kulunun tevbesinden dolayı Allah Teâlâ&#8217;nın sevinci, sizden birinizin ıssız çölde devesini kaybedip de tekrar bulduğundaki sevincinden daha fazladır.&#8221; (Buhari, Daavat, 4; Müslim, Tevbe, 1)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/tevbe-2-971.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farz Olan İbadetleri Terketmek</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/farz-olan-ibadetleri-terketmek-968.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/farz-olan-ibadetleri-terketmek-968.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:15:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Farz]]></category>
		<category><![CDATA[İbadetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Olan]]></category>
		<category><![CDATA[Terketmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=968</guid>
		<description><![CDATA[İnsanı yaratan ve ona sayısız nimetler veren Allah Teâlâ&#8217;nın kullan üzerinde bir hakkı vardır. Bu, ibadettir. Mü&#8217;minler Allah&#8217;ın bu hakkına riâyet ettikleri yani ibadet görevlerini yerine getirdikleri takdirde Allah katında değer kazanırlar, ibadet görevlerini yerine getirmeyenler ise bundan mahrum olurlar.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
&#8220;Ey Muhammed, de ki, ibadetiniz olmasa Rabbım size ne diye değer versin.&#8221; (Furkan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">İnsanı yaratan ve ona sayısız nimetler veren Allah Teâlâ&#8217;nın kullan üzerinde bir hakkı vardır. Bu, ibadettir. Mü&#8217;minler Allah&#8217;ın bu hakkına riâyet ettikleri yani ibadet görevlerini yerine getirdikleri takdirde Allah katında değer kazanırlar, ibadet görevlerini yerine getirmeyenler ise bundan mahrum olurlar.<br />
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Ey Muhammed, de ki, ibadetiniz olmasa Rabbım size ne diye değer versin.&#8221; (Furkan, 77)<br />
Elbette ibadet, insana Allah katında değer kazandırır. Çünkü yaratılışımızın gayesi, Allah&#8217;ı tanımak ve O&#8217;na ibadet etmektir. Bu konuda Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de söyle buyurulmuştur:<br />
&#8220;Ben cinleri ve insanları bana ibadet etsinler diye yarattım.&#8221; (Zariyat, 56)</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-968"></span><strong>Farz Olan İbadetler Şunlardır</strong></span></p>
<p><span class="content">1- Kelime-i Şehadet: Allah&#8217;tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed&#8217;in Allah&#8217;ın Peygamberi olduğuna şahitlik etmek. Yani bu anlamdaki &#8220;Eşhedü en la ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Resülûh&#8221; kelime-i şehadeti dil ile söylemek.<br />
2- Namaz Kılmak: Erginlik çağına gelen ve akıllı olan her müslümanın günde beş vakit namaz kılmasıdır.<br />
3- Zekât Vermek: Zengin olan müslümanların mal ve paralarının belirli miktarını yoksullara vermeleridir.<br />
4- Hacca Gitmek: Gücü yetenlerin ömürlerinde bir defa hac görevini yerine getirmeleridir.<br />
5- Ramazan Orucunu Tutmak: Erginlik çağına gelen ve akıllı olan müslümanların her yıl Ramazan ayını oruç tutmalarıdır.<br />
İşte İslâm&#8217;ın farz kıldığı ibadetler bunlardır.<br />
Bu ibadetleri, şartlarını taşıyan her müslümanın yerine getirmesi farzdır, gereklidir.<br />
Şartlarını taşıdığı halde bu ibadetleri yapmamak büyük günahlardandır.<br />
Örnek olarak namazı ele alalım. Erginlik çağına gelmiş aklı başında olan kadın ve erkek günde beş vakit namaz kılmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü dikkate almayıp namazı kılmayan kimse büyük günah işlemiş olur.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ilerde azgınlıklarının cezasını çekeceklerdir.&#8221; (Meryem, 59)<br />
Diğer ibadetler de namaz gibidir. Terkedilmeleri büyük günahtır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/farz-olan-ibadetleri-terketmek-968.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibir (Büyüklük Taslamak)</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/kibir-buyukluk-taslamak-966.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/kibir-buyukluk-taslamak-966.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüklük]]></category>
		<category><![CDATA[Kibir]]></category>
		<category><![CDATA[Taslamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=966</guid>
		<description><![CDATA[Büyük günahlardan birisi de kibirdir. Kişinin kendini beğenmesi ve başkalarına karşı böbürlenmesidir.
Bu kötü huy, insanların birbirin sevmesine ve birbiriyle kaynaşmalarına engeldir. Kendini beğenen kimseyi Allah sevmediği gibi insanlar da sevmezler. Bunun içindir ki, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de alçak gönüllülük övülmüş, kibir yani kendini beğenme ve böbürlenme yerilmiştir.
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
&#8220;Kibirlenip insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Büyük günahlardan birisi de kibirdir. Kişinin kendini beğenmesi ve başkalarına karşı böbürlenmesidir.<br />
Bu kötü huy, insanların birbirin sevmesine ve birbiriyle kaynaşmalarına engeldir. Kendini beğenen kimseyi Allah sevmediği gibi insanlar da sevmezler. Bunun içindir ki, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de alçak gönüllülük övülmüş, kibir yani kendini beğenme ve böbürlenme yerilmiştir.<br />
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Kibirlenip insanlardan yüzünü çevirme. Yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah kurulup övünenlerin hiçbirini sevmez.&#8221; (Lokman, 18)<br />
&#8220;O ahiret yurdunu yeryüzünde kendilerini büyük görmek ve fesat çıkarmak istemeyenlere tahsis ederiz. Son kazanç müttakilerindir.&#8221; (Kasas, 83)<br />
&#8220;Allah büyüklük taslayanları sevmez.&#8221; (Nahl, 23)</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-966"></span> Peygamberimiz de şöyle buyurmuşlardır:<br />
&#8220;Cehennemlikleri size haber vereyim mi? Onlar katı yürekli, malını hayırdan esirgeyen kibirli kimselerdir.(Buhari, Kalem Suresi Tefsiri,; Müslim, Kitabu&#8217;l-Cenne, 13.)<br />
&#8220;Çalım satarak elbisesini sürükleyen kimseye, Allah Teâlâ kıyamet gününde rahmet nazariyle bakmaz.&#8221; (Müslim, Libas, 9)<br />
Peygamberimiz:<br />
&#8220;Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse Cennet&#8217;e giremez&#8221; buyurdu. Ashabtan (Mali b. Minare):<br />
&#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü, insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever&#8221; dedi. Peygamberimiz:<br />
&#8220;Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları hor görmektir.&#8221; buyurarak (Müslim, İman, 39) temiz giyinmenin, üst baş, kılık ve kıyafet düzgünlüğüne özen göstermenin kibirle bir ilgisi bulunmadığını bildirmiştir.<br />
Büyüklük Allah&#8217;a mahsustur. Kula yaraşan tevazu, alçak gönüllülüktür. Allah&#8217;a has bir sıfata kulun talip olması doğru değildir. Nitekim Peygamberimiz,<br />
&#8220;Yücelik ve ululuğun Allah&#8217;ın şanına lâyık sıfatlar olduğunu, bu sıfatlardan bir tanesinde Allah&#8217;a ortak olmak isteyenleri Allah&#8217;ın azab edeceğini&#8221; (Müslim, Birr, 38) bildirmiştir.<br />
Müslümana yaraşan alçak gönüllü olmak ve böylece hem Allah&#8217;ın hem de insanların sevgisini kazanmaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/kibir-buyukluk-taslamak-966.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hile Yapmak</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/hile-yapmak-964.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/hile-yapmak-964.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:13:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hile]]></category>
		<category><![CDATA[Yapmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=964</guid>
		<description><![CDATA[İslâmiyet, doğruluğa büyük önem verir. Her iş ve sözde doğru olmayı ahlâkın temeli ve bütün faziletlerin başı sayar.
Dinimiz yalan konuşmayı haram kıldığı gibi, iş ve ticarette hile yapmayı, müslümanı aldatmayı da haram kılmış ve bunu büyük günahlardan saymıştır.
Bir insanın müslüman kardeşini, onun saflığından yararlanarak aldatması, gerçekten çok kötü bir huy, çirkin bir davranıştır.
Peygamberimiz bir defasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">İslâmiyet, doğruluğa büyük önem verir. Her iş ve sözde doğru olmayı ahlâkın temeli ve bütün faziletlerin başı sayar.<br />
Dinimiz yalan konuşmayı haram kıldığı gibi, iş ve ticarette hile yapmayı, müslümanı aldatmayı da haram kılmış ve bunu büyük günahlardan saymıştır.<br />
Bir insanın müslüman kardeşini, onun saflığından yararlanarak aldatması, gerçekten çok kötü bir huy, çirkin bir davranıştır.<br />
Peygamberimiz bir defasında pazar yerinde bir tahıl yığınının yanından geçerken, elini bu yığının içine soktu ve parmakları ıslandı. Bunun üzerine tahıl sahibine:<br />
-Bu nedir? diye sordu. Adam:<br />
-Yağmurda ıslandı, ey Allah&#8217;ın Peygamberi, diye cevap verdi. Peygamberimiz:</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-964"></span> -Islak kısmını üste koysan da insanlar görse olmaz mı? Bize hile yapan, bizi aldatan bizden değildir&#8221; buyurdu. (Müslim, İman, 43)<br />
Başkasına ait olan bir malı çalmak, hile yapmak nasıl haramsa, ticaret ve alış verişte eksik ölçmek ve yanlış tartmak da aynı şekilde haram ve günahtır.<br />
Allah Teâlâ Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp düşünmezler mi ki, kendileri büyük bir günde hesap vermek için diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar O günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklar.&#8221; (Mutaffifîn, 1-6)<br />
Bir gün İbn Ömer (r.a.) bu âyetleri okuyordu. &#8220;O gün insanlar, âlemlerin rabbi olan Allah&#8217;ın huzurunda divan duracaklar.&#8221; âyetine gelince, kendini tutamayıp ağlamaya başlamıştır. Çünkü o gün öyle bir gündür ki, her hak sahibine hakkı verilecek ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır. Buna inanan kimse, başkasını aldatmaz. Kimseye hile ve haksızlık yapmaz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/hile-yapmak-964.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alay Etmek</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/alay-etmek-2-962.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/alay-etmek-2-962.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alay]]></category>
		<category><![CDATA[Etmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona haksızlık etmez. Onun malına ve ırzına tecavüz etmez. Onu aldatmaz. Onunla alay etmez. Onu kıracak söz ve davranışlardan uzak durur. Kendisine yapılmasını istemediği bir işi ona da yapmaz. Onu sever, malını, şerefini ve namusunu korur.
Müslüman kardeşi ile alay etmek, onu incitecek söz söylemek ve kötü ad takmak büyük günahlardandır.
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Müslüman, müslümanın kardeşidir. Ona haksızlık etmez. Onun malına ve ırzına tecavüz etmez. Onu aldatmaz. Onunla alay etmez. Onu kıracak söz ve davranışlardan uzak durur. Kendisine yapılmasını istemediği bir işi ona da yapmaz. Onu sever, malını, şerefini ve namusunu korur.<br />
Müslüman kardeşi ile alay etmek, onu incitecek söz söylemek ve kötü ad takmak büyük günahlardandır.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Ey iman edenler, bir topluluk bir başka topluluğu alaya almasın. Belki de onlar kendilerinden daha iyidir. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lâkaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim de tevbe etmezse, böylesi kimseler zalimlerdir.&#8221; (Hucurat, 11)</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-962"></span> Peygamberimiz de:<br />
&#8220;Birbirinize haset etmeyiniz. Alış-verişte birbirinizi aldatmayınız. Birbirinize dargın durmayınız ve birbirinizden yüz çevirmeyiniz. Birbirinizin bitmek üzere olan pazarlığını bozmayınız. Allah&#8217;ın kulları kardeş olunuz.<br />
Müslüman, müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz, ona hor bakmaz&#8221; buyurmuş, sonra da üç defa göğsüne işaret ederek:<br />
&#8220;Takva işte buradadır. Bir kimsenin kötü olabilmesi için müslüman kardeşini hor görmesi yeter. Müslümanın müslümana kanı, malı, ırzı haramdır.&#8221; (Müslim, Birr, 10) buyurmuş ve müslümanı hor görmenin ne kadar kötü bir davranış olduğunu bildirmiştir.<br />
Bir insan, kendisi gibi insan olan bir başkası ile niçin alay eder? Ona değer vermediği, akıl ve zekâsını beğenmediği ve doğuştan onda var olan bir eksikliği için alay eder. Bu ise doğru değildir. Bu ölçü olmaz. Bunu ölçü olarak kullanmak yanlıştır. Çünkü insan Allah&#8217;ın en üstün yaratığıdır. Saygınlığı vardır. Allah&#8217;ın itibar ettiği insanı hakir görmek büyük hatadır. Kaldı ki, bilmiyoruz, belki de alay edilen kimse Allah katında alay edenden daha değerlidir.<br />
Allah Teâlâ, gerek el ile gerek dil ile şunu bunu itip kakmayı, kırıp incitmeyi âdet edinmiş kimselerle ilgili olarak şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi ve başkalarını ayıplamayı ve servet biriktirip onu saymayı âdet edinenlere yazıklar olsun. O, malının kendisini ebedi kılacağını mı zanneder? Hayır, andolsun o Hutame&#8217;ye atılır. Hutame&#8217;nin ne olduğu sana söylendi mi? Allah&#8217;ın tutuşturulmuş, yandıkça tırmanıp kalblerin tâ üstüne çıkan ateştir. Onlar bu ateşin içinde sütunlara bağlanmışlar ve o vaziyette kapılar üzerine kapatılmıştır.&#8221; (Hümeze Suresi)<br />
İşte başkası ile alay etmek, onu incitecek söz ve davranışta bulunmak yasaktır, günahtır. Müslüman değil bir insana, diğer canlılara bile eziyet etmeyecektir. Çünkü dinimiz başta insan olmak üzere bütün canlılara eziyet etmeyi yasaklamıştır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/alay-etmek-2-962.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sû-i Zan</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/su-i-zan-960.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/su-i-zan-960.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sû-i Zan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=960</guid>
		<description><![CDATA[Büyük günahlardan birisi de sû-i zan&#8217;dır ki, bu da başkasını kötü sanmaktır.
Zan, kesin bilgiye dayanmaz. Kesin bilgi olmadan bir kimse hakkında hüküm vermek, söz söylemek yanlış olur. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de:
&#8220;İyice bilmediğin bir şeyin ardına düşme.&#8221; (İsra, 36)
İyice bilmediğimiz ve görmediğimiz şeyler hakkında konuşmamamız emrediliyor. Çünkü insanın duyduğu şeylerin çoğu yalan, bir kısmı da kin ve garazın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Büyük günahlardan birisi de sû-i zan&#8217;dır ki, bu da başkasını kötü sanmaktır.<br />
Zan, kesin bilgiye dayanmaz. Kesin bilgi olmadan bir kimse hakkında hüküm vermek, söz söylemek yanlış olur. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de:<br />
&#8220;İyice bilmediğin bir şeyin ardına düşme.&#8221; (İsra, 36)<br />
İyice bilmediğimiz ve görmediğimiz şeyler hakkında konuşmamamız emrediliyor. Çünkü insanın duyduğu şeylerin çoğu yalan, bir kısmı da kin ve garazın ürünü olabilir. Bunu kesin bir bilgi gibi yaymak pişmanlık getirir. Bunun için Peygamberimiz: &#8220;Her işittiğini söylemek insana yalan olarak yeter.&#8221; (Müslim, İman, 3)</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-960"></span> Her duyduğumuz, gerçek değildir. Gerçek olduğunu farzetsek bile onu başkalarına söylememiz gerekmez. Hele gerçek değilse o takdirde araştırma yapmadan, doğruluğu kesin olarak anlaşılmadan onu nakledecek olursak sorumlu oluruz.<br />
Bazı kimselerin söz ve davranışlarına bakarak onlar hakkında tahminle hüküm yürütmek hatadır, günahtır.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyurulmustur:<br />
&#8220;Ey mü&#8217;minler, zannın çoğundan sakının, zira zannın bazısı vardır ki, günahtır.&#8221; (Hucurat, 12)<br />
Peygamberimiz de şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Kötü zanda bulunmaktan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır.&#8221; (Buhari, Edeb, 58; Müslim, Birr, 9)<br />
Görülüyor ki, kötü zanda bulunmak ve başkalarının gizli kusur ve ayıplarını araştırmak günahtır.<br />
Tabii zannın hepsi günah değildir. Çünkü âyet-i kerime&#8217;de bazı zannın günah olduğu bildirilmektedir. O halde günah olmayan zan da vardır. Hüsn-ü zan -iyi sanmak- günah olmayan zandandır. Hatta hüsn-ü zanda bulunmak tavsiye edilmektedir. Nitekim Peygamberimiz:<br />
&#8220;Sizden biriniz sakın Allah&#8217;a hüsn-ü zan etmeden ölmesin.&#8221; (Müslim, Cennet, 19) buyurulmuştur.<br />
İyi sandığımız kimse, zannettiğimiz gibi değil ise bizim için bunda bir sorumluluk yoktur. Çünkü biz kesin bir bilgiye sahip olmadığımız kimseler hakkında ancak iyi zanda bulunabiliriz. Şayet kötü zanda bulunduğumuz kimse, bizim zannettiğimiz gibi değil de iyi bir kimse ise, o takdirde biz Allah&#8217;ın emrine aykırı hareket etmiş olmakla günah işlemiş oluruz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/su-i-zan-960.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Koğuculuk</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/koguculuk-958.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/koguculuk-958.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Koğuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=958</guid>
		<description><![CDATA[Dinimizin yasakladığı ve büyük günahlardan saydığı çirkin davranışlardan birisi de koğuculuktur.
Koğuculuk, ara bozmak için birinden laf alıp diğerine götürmektir. Bu kötü huy mü&#8217;mine yakışmaz. Bu davranış insanları birbirine düşürür, kardeşi kardeşe düşman eder. Aileyi parçalar ve büyük fitnelere sebep olur.
İbn Abbas (r.a.) diyor ki, Peygamberimiz iki mezarın yanından geçerken:
- Bu mezarlarda yatanlar azap görüyorlar. Hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Dinimizin yasakladığı ve büyük günahlardan saydığı çirkin davranışlardan birisi de koğuculuktur.<br />
Koğuculuk, ara bozmak için birinden laf alıp diğerine götürmektir. Bu kötü huy mü&#8217;mine yakışmaz. Bu davranış insanları birbirine düşürür, kardeşi kardeşe düşman eder. Aileyi parçalar ve büyük fitnelere sebep olur.<br />
İbn Abbas (r.a.) diyor ki, Peygamberimiz iki mezarın yanından geçerken:<br />
- Bu mezarlarda yatanlar azap görüyorlar. Hem de (kendilerince) azap görmeleri büyük bir şey için değildir,<br />
buyurdu ve sözüne devam ederek:</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-958"></span> -Evet (onlar her ne kadar bunu basit görüyorlarsa da) günahları büyüktür. Biri idrardan sakınmaz, iyice temizlenmezdi. Diğeri de koğuculuk yapardı, buyurdu. (Buhari, Cenaiz, 89; Müslim, Tahare, 111)<br />
Yine Peygamberimiz buyurur:<br />
&#8220;Ara bozmak için laf götürüp getiren kimse cennet&#8217;e giremez.&#8221; (Buhari, Edep, 50; Müslim, İman, 45)<br />
&#8220;Şüphesiz insanların en kötü olanları da iki yüzlü kimselerdir ki, birine bir yüzle diğerine başka bir yüzle gelirler.&#8221; (Buhari, Cenaiz, 82; Edeb, 49)<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim, ayıp araştıran ve koğuculuk yapan kimselere itibar edilmemesini ve yaptıklarının hoş karşılanmamasını öğütlemektedir. Şöyle buyuruluyor:<br />
&#8220;Ayıp araştıran, koğucukla söz gezdiren kimseye sakın ilgi duyma.&#8221; (Kalem, 11)<br />
Peygamberimiz âyet-i kerimedeki uyarıya aynen uyardı. Arkadaşlarından hiçbiri hakkında kendisine söz getirilmesini hoş karşılamaz ve:<br />
&#8220;Arkadaşlarımdan hiçbiri diğeri hakkında hoşlanmayacağım bir şeyi bana ulaştırmasın. Çünkü ben, hepinize salim bir kalb ile -sevgi dolu gönül ile- çıkmayı isterim.&#8221; (Ebû Davud, Edep, 33) buyurur ve arkadaşlarının böyle çirkin bir davranış içine girmelerine izin vermezdi.<br />
Koğuculuk yapmak günah olduğu gibi insanların güvensizliğini kazanmaya da sebebtir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/koguculuk-958.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıybet</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/giybet-956.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/giybet-956.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gıybet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=956</guid>
		<description><![CDATA[Gıybet, bir kimsenin müslüman kardeşini arkadan çekiştirmesidir, onda var olan bir eksikliği söyleyip onu ayıplamasıdır.
Peygamberimiz bir gün arkadaşlarına:
-Gıybet nedir, bilir misiniz? diye sordu. Onlar:
-Allah ve peygamberi daha iyi bilir, dediler. Peygamberimiz:
-Kardeşini gıyabında (arkasında) onun hoşlanmadığı bir şey ile anmandır, buyurdu. Dinleyenler:
-Dediğim kardeşimde varsa ne buyurursunuz? diye sordular. Peygamberimiz:
&#8220;Eğer dediğin ayıp kardeşinde varsa o zaman gıybet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Gıybet, bir kimsenin müslüman kardeşini arkadan çekiştirmesidir, onda var olan bir eksikliği söyleyip onu ayıplamasıdır.<br />
Peygamberimiz bir gün arkadaşlarına:<br />
-Gıybet nedir, bilir misiniz? diye sordu. Onlar:<br />
-Allah ve peygamberi daha iyi bilir, dediler. Peygamberimiz:<br />
-Kardeşini gıyabında (arkasında) onun hoşlanmadığı bir şey ile anmandır, buyurdu. Dinleyenler:<br />
-Dediğim kardeşimde varsa ne buyurursunuz? diye sordular. Peygamberimiz:<br />
&#8220;Eğer dediğin ayıp kardeşinde varsa o zaman gıybet olur. Yoksa ona bühtan ve iftira etmiş olursun&#8221; buyurdu.<br />
(Müslim, Birr, 20; Ebû Davud, Edep, 40)</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-956"></span> Demek ki gıybet, bir insanın arkasından onun hoşlanmayacağı şeyleri söylemektir. Bunlar, onun fiziğiyle, soyu ile, ahlakıyla, kılık ve kıyafetiyle ve dini ile ilgili olabilir. Boyu kısadır, ailesi iyi değildir, gösterişe meraklıdır, yalancıdır, cimridir, güvenilmez gibi.<br />
Bu ve benzeri kusurları din kardeşinin arkasından söylemek gıybettir ve iğrenç bir günahtır.<br />
Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyurulmuştur:<br />
&#8220;Biriniz diğerini gıybet etmesin, sizden biri ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Elbette bundan tiksindiniz. O halde Allah&#8217;tan korkunuz. Allah tevbeleri kabul eder. Çok esirger.&#8221; (Hucurat, 12)<br />
İnsan başkasının gıybetini niçin yapar? Büyük âlim İmam Gazâli, &#8220;gıybetin belli başlı sebeblerinden birinin kin olduğunu söylüyor. Bir kimse başkasına duyduğu kin sebebiyle onu çekiştirmekten ve aleyhinde konuşmaktan zevk alır&#8221; diyor. Halbuki mümin kin tutmaz.<br />
Gıybetin bir başka sebebi de çekememezliktir. Genelde insan kendisinden üstün olan, toplum içerisinde saygınlığı bulunan ve bilgili olan kimseyi bu ve benzeri üstünlüklerinden dolayı çekemez ve onda gördüğü bazı kusurları söyleyerek onu ayıblamaya çalışır.<br />
Şu örnek gıybeti çok güzel anlatıyor. Hz. Aişe validemiz diyor ki, ben bir gün Peygamberimize:<br />
-Ey Allah&#8217;ın elçisi, Safiyye&#8217;nin -ki bu da Peygamberimizin eşi idi- kısa boylu olduğunu kasdederek, şöyle böyle oluşu sana yeter, demiştim de. Peygamberimiz:<br />
-Aişe, öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denizin suyu ile karışsa, her halde onu bozardı, buyurdu.(Ebû Davud, Edep, 38)<br />
Peygamberimiz, müslüman kardeşini arkasından çekiştirenlerin kıyamet gününde korkunç bir şekilde azap edileceklerini bildirmiş söyle buyurmuştur:<br />
&#8220;Ben miraç ettirildiğim gece, bir topluluğun yanından geçtim. Bunlar bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. Ben:<br />
-Ey Cebrail, bunlar kimlerdir? diye sordum. Cebrail aleyhi&#8217;sselâm:<br />
-Bunlar, insanların etlerini yiyen -gıybet eden- ler, onların iffet ve şereflerine dokunanlardır, dedi.&#8221; (Ebu Davud, Edep, 40)<br />
Gıybet etmek günah olduğu gibi yapılan gıybeti dinlemek de günahtır. Müslüman kardeşi bir yerde çekiştirilirken, onun iffet ve namusuna dil uzatılırken, bunu duyan kimseye düşen, ona mani olmaktır. Çünkü bir müslümanın kanı ve malı gibi ırz ve namusu da dokunulmazdır.<br />
Peygamberimiz buyuruyor:<br />
&#8220;Bir kimse, kardeşinin ırz ve şerefini çekiştirene karşı onu savunursa Allah Teâlâ kıyamet günü o kimseyi cehennemden uzaklaştırır.&#8221; (Tirmizi, Birr, 20)<br />
Müslüman kardeşini arkadan çekiştirerek günaha giren kimse bu günahtan kurtulmak için tevbe etmesi yeterli olmaz. Hem tevbe edecek hem de gıybet ettiği kardeşinden helâllik dileyecektir. Ancak o zaman bu günahtan kurtulmuş olur.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/giybet-956.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yalan ve Yalan Şahitliği</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/yalan-ve-yalan-sahitligi-954.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/yalan-ve-yalan-sahitligi-954.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2009 16:09:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyük Günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şahitliği]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/?p=954</guid>
		<description><![CDATA[Doğruluk, insanın en güzel sıfatlarındandır. Çünkü sözü ve üzü doğru olan kimseyi Allah Teâlâ sever.
Doğruluk, Peygamberlerde bulunması gerekli sıfatlardan birisidir.
Allah Teâlâ Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Peygamberlerini, bu sıfata sahip olmaları ile övmüştür.
Doğruluk, ahlâkın temeli ve bütün faziletlerin başıdır.
Doğruluk ne kadar övülmeye değer bir fazilet ise, bunun karşıtı olan yalancılık da o kadar yerilen kötü bir huydur.
Bu sebeblerdir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="content">Doğruluk, insanın en güzel sıfatlarındandır. Çünkü sözü ve üzü doğru olan kimseyi Allah Teâlâ sever.<br />
Doğruluk, Peygamberlerde bulunması gerekli sıfatlardan birisidir.<br />
Allah Teâlâ Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de Peygamberlerini, bu sıfata sahip olmaları ile övmüştür.<br />
Doğruluk, ahlâkın temeli ve bütün faziletlerin başıdır.<br />
Doğruluk ne kadar övülmeye değer bir fazilet ise, bunun karşıtı olan yalancılık da o kadar yerilen kötü bir huydur.<br />
Bu sebeblerdir ki, dinimiz yalan konuşmayı yasaklamış, onu büyük günahlardan saymıştır.<br />
Yalan, insan için en kötü sıfat olan münafıklık alametidir. Yalan konuşan kimse ibadetlerini yapsa da yine münafıklık belirtisinden kurtulmuş olmaz.</span></p>
<p><span class="content"><span id="more-954"></span> Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:<br />
&#8220;Münafıkın belirtisi üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder (onu korumaz).&#8221; (Buhari, İman, 24; Müslim, İman, 25)<br />
Yalanın her çeşidi günahtır. Ancak öyle yalanlar vardır ki, onlarla haklı olan haksız çıkarılır ve gerçekler örtbas edilir. İşte yalan şahitliği bu tür yalanlardan biridir.<br />
Hatır için, yahut -Allah korusun- çıkar için mahkemede yalan şahitliği yapmak büyük bir günahtır. Çünkü yalancı şahit adaleti gölgeler, hakkın kaybolmasına ve günahsız insanların eziyet görmelerine, mağdur olmalarına sebep olur. Böylece yalancı şahit, başkasının dünyasını yapacağım, gönlünü hoş edeceğim diye kendi gönlünü karartır ve ahiretini yıkar. Allah&#8217;ın gazabını ve azabını hakeder. Aleyhlerine şahitlik ettiği kimselerin de nefretini kazanır.<br />
Şahitlik ettiğimiz davalı ve davacılar arasında yakınlarımız ve sevdiklerimiz de olsa yine şahitliği Allah için yapmak ve doğruyu söylemeliyiz.<br />
Allah Teâlâ Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de söyle buyuruyor:<br />
&#8220;Ey mü&#8217;minler, adaleti titizlikle ayakta tutan; kendiniz, anne-babanız ve akrabalarınız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. (Haklarında şahitlik ettikleriniz) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adeletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker, yahut şahitlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır.&#8221; (Nisa, 135)<br />
Peygamberimiz arkadaşlarına:<br />
-Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi?<br />
buyurdu. Onlar:<br />
-Evet, bildir, ey Allah&#8217;ın Peygamberi, dediler. Peygamberimiz:<br />
-Allah&#8217;a ortak koşmak, anne ve babaya âsî olmak, buyurdu, sonra dayanmakta olduğu yerden doğrulup oturdu ve:<br />
-İyi dinleyin, bir de yalan şahitliği, dedi ve bu sözü durmadan tekrar etmeye başladı. Arkadaşları, &#8220;Keşke sükut buyursalar&#8221; dediler. (Buhari, Şehadet, 10; Müslim, İman, 38)<br />
Yalan şahitliği yapan kimse üç çeşit günah işlemiş oluyor. Birincisi, yalan konuşuyor, ikincisi, haksız olan kimseye yardım ediyor. Üçüncüsü de haklının mağdur olmasına sebep oluyor.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/yalan-ve-yalan-sahitligi-954.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- WP Super Cache is installed but broken. The path to wp-cache-phase1.php in wp-content/advanced-cache.php must be fixed! -->