<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>imsakiye</title>
	<atom:link href="http://www.iftarsahur.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.iftarsahur.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Jul 2011 20:31:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Tür</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/tur-382.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/tur-382.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:17:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/tur-382.html</guid>
		<description><![CDATA[52-et-TÛR Mekke&#8217;de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa&#8217;ya Tevrat&#8217;ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1.Tûr&#8217;a, andolsun ki, 2.Satır satır yazılmış Kitab&#8217;a, 3.Yayılmış ince deri üzerine, 4 Beyt-i Ma&#8217;mûr&#8217;a, 5.Yükseltilmiş tavana(göğe), 6.Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki), 7.Rabbinin azabı mutlaka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=9031857144374079769&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>52-et-TÛR<br />
</strong></font><font face="Arial"><strong> Mekke&#8217;de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa&#8217;ya Tevrat&#8217;ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1.Tûr&#8217;a, andolsun ki,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2.Satır satır yazılmış Kitab&#8217;a,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3.Yayılmış ince deri üzerine,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4 Beyt-i Ma&#8217;mûr&#8217;a,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5.Yükseltilmiş tavana(göğe),</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6.Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki),</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7.Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8.Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9.O gün gök sallanıp çalkalanır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10.Dağlar yürüdükçe yürür.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11.Yalanlayanların vay haline o gün!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12.Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13.O gün cehennem ateşine itilip atılırlar :</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. &#8220;İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!&#8221; denilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Bir büyü müdür bu, yoksa görmüyor musunuz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar cennetlerde ve nimet içindedirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefâ sürerler, (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Onlara: Yaptıklarınıza karşılık âfiyetle yeyin,için (denilir).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20.&#8221; Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak&#8221;Onları,ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir:</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Derler ki: &#8220;Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilâhî azaptan) korkardık.&#8221;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. &#8220;Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu.&#8221;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. &#8220;Gerçekten biz bundan önce O&#8217;na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O&#8217;dur.&#8221;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. (Resûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>30. Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>31. De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>32. Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>33. Yahut &#8220;Onu kendisi uydurdu!&#8221; mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>34. Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>35. Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>36. Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>37. Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>38. Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>39. Yoksa kızlar O&#8217;nun, oğullar da sizin mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>40. Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>41. Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>42. Yahut bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkâr edenlerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>43. Veya onların Allah&#8217;tan başka bir tanrısı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>44. Gökten düşen bir kütle görseler &#8220;Üst üste yığılmış bulutlardır&#8221; derler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>45. Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>46. O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>47. Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>48. Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>49. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O&#8217;nu tesbih et. </strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/tur-382.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Necm</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/necm-381.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/necm-381.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:17:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/necm-381.html</guid>
		<description><![CDATA[53-en-NECM Mekke&#8217;de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa&#8217;ya Tevrat&#8217;ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki; 2.Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı. 3.O,arzusuna göre de konuşmaz. 4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir. 5. Çünkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=5609490672154723832&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>53-en-NECM<br />
</strong></font><font face="Arial"><strong> Mekke&#8217;de inmiştir. 49 (kırkdokuz) âyettir. Adını, birinci âyette geçen ve üzerinde Hz. Musa&#8217;ya Tevrat&#8217;ın indiği, böylece onun ilâhi hitaba mazhar olduğu Tûr dağından almıştır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2.Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3.O,arzusuna göre de konuşmaz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Çünkü onu güçlü kuvvetli biri (Cebrail) öğretti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Ve üstün yaratılışlı(melek), doğruldu:</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Kendisi en yüksek ufukta iken.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Sonra (Muhammed&#8217;e) yaklaştı,(yere doğru)sarktı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10.Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11.(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Andolsun onu, önceden bir defa daha görmüştü,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14.Sidretü&#8217;l-Müntehâ&#8217;nın yanında .</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Cennetü&#8217;l-Me&#8217;vâ da onun yanındadır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Sidre&#8217;yi kaplayan kaplamıştı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ&#8217;yı?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât&#8217;ı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Demek erkek size, dişi O&#8217;na öyle mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. O zaman bu, insafsızca bir taksim!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. Bunlar (putlar), sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Halbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. Yoksa insan, her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. Ahiret de dünya da Allah&#8217;ındır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah&#8217;ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>30. İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>31. Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah&#8217;ındır. Bu, Allah&#8217;ın, kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, güzel davrananları da daha güzeliyle mükâfatlandırması içindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>32. Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>33. Gördün mü arkasını döneni?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>34. Azıcık verip sonra vermemekte direneni?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>35. Acaba gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>36. Yoksa kendisine haber verilmedi mi? Musa&#8217;nın sahifelerinde bulunan,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>37.Ve ahdine vefa gösteren İbrahim&#8217;in( sahifelerinde bulunan şu gerçekler):</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>38. Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenemez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>39. Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>40. Ve çalışması da ileride görülecektir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>41. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>42. Ve şüphesiz en son varış Rabbinedir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>43. Doğrusu güldüren de ağlatan da O&#8217;dur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>44. Öldüren de dirilten de O&#8217;dur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>45. Şurası muhakkak ki erkek ve dişiden ibaret olan iki çifti O yarattı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>46.(Rahime) atıldığı zaman nutfeden.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>47. Şüphesiz tekrar diriltmek de O&#8217;na aittir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>48. Zengin eden de yoksul kılan da O&#8217;dur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>49. Doğrusu Şi&#8217;râ yıldızının Rabbi de O&#8217;dur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>50. Ve şüphesiz ki önceki Âd kavmini O helâk etti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>51. Semûd&#8217;u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>52. Daha önce de çok zalim ve pek azgın, olan Nuh kavmini (helâk etmişti).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>53. Altüst olan şehirleri de o böyle yaptı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>54. Onların başına getireceğini getirdi!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>55. Şimdi Rabbinin nimetlerinin hangisinde şüpheye düşersin.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>56. İşte bu ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>57. Yaklaşan yaklaştı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>58. Onu (vaktini) Allah&#8217;tan başka açığa çıkaracak yoktur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>59. Şimdi siz bu söze (Kur&#8217;an&#8217;a) mı şaşıyorsunuz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>60. Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>61. Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>62. Haydi Allah&#8217;a secde edip O&#8217;na kulluk edin! </strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/necm-381.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamer</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/kamer-380.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/kamer-380.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:16:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/kamer-380.html</guid>
		<description><![CDATA[54-el-KAMER Ayın yarılması mucizesi bu sûrede anlatılır. Onun için bu adı almıştır. Mekke&#8217;de inmiştir, 55 (ellibeş) âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. 2. Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler. 3. Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4345496814067021524&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>54-el-KAMER</strong></font><font face="Arial"><strong> Ayın yarılması mucizesi bu sûrede anlatılır. Onun için bu adı almıştır. Mekke&#8217;de inmiştir, 55 (ellibeş) âyettir.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam edegelen bir büyüdür, derler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. Yalanladılar ve kendi heveslerine uydular. Halbuki her işin ulaşacağı yeri vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Bu büyük bir hikmettir. Fakat (yüz çevirene) uyarılar ne fayda verir!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Sanki etrafa yayılmış çekirge sürüsü gibi bakışları perişan (utançtan yere bakar) bir halde kabirlerden çıkarlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8.Dâvetçiye koşarlarken o esnada kâfirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Onlardan önce Nuh&#8217;un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Bunun üzerine, Rabbine: Ben yenik düştüm, bana yardım et! diyerek yalvardı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Nuh&#8217;u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. İnkâr edilmiş olana (Nuh&#8217;a) bir mükâfat olmak üzere gemi, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Andolsun ki onu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Andolsun biz Kur&#8217;an&#8217;ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Ad kavmi (Peygamberleri Hûd&#8217;u) yalanladı da azabım ve tehdidim nasılmış (gördüler).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. Andolsun biz Kur&#8217;an&#8217;ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. Semûd kavmi de uyarıcıları yalanladı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. &#8220;Aramızdan bir beşere mi uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık etmiş oluruz&#8221; dediler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. &#8220;Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır o, yalancı ve şımarığın biridir&#8221; (dediler.)</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür&#8217;et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>30. (Bu azgınlara) azabım ve uyarılarım nasıl oldu!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>31. Biz onların üzerlerine korkunç bir ses gönderdik. Hemen hayvan ağılına konan kuru ot gibi oluverdiler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>32. Andolsun biz Kur&#8217;an&#8217;ı, anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>33. Lût&#8217;un kavmi de uyarıcı peygamberleri yalanladı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>34. Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesini seher vakti kurtardık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>35.Katımızdan bir nimet olarak. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>36. Andolsun ki, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu tehditleri kuşkuyla karşıladılar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>37. Onlar Lût&#8217;un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. &#8220;Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!&#8221; (dedik).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>38. Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>39. İşte azabımı ve uyanlarımı tadın! (denildi).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>40. Andolsun biz Kur&#8217;an&#8217;ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>41. Şüphesiz Firavun&#8217;un kavmine de uyarıcılar gelmişti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>42. Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>43. Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berât mı var?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>44. Yoksa &#8220;Biz, intikam almağa gücü yeten bir topluluğuz&#8221; mu diyorlar?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>45. O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>46. Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>47. Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>48. O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde &#8220;Cehennemin elemini tadın!&#8221; denir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>49. Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>50. Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>51. Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>52. Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>53. Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>54. Takvâ sahipleri cennetlerde ve ırmakların kenarlarındadır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>55 Güçlü ve Yüce Allah&#8217;ın huzurunda hak meclisindedirler.</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/kamer-380.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahman</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/rahman-379.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/rahman-379.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/rahman-379.html</guid>
		<description><![CDATA[55-er-RAHMÂN Mekke&#8217;de inmiştir. 78 (yetmişsekiz) âyettir. İlk kelime olan &#8220;er-rahmân&#8221; sûreye ad olmuştur. Bu sûrede Allah&#8217;ın nimetleri sayılır. Bunlar sayılırken bütün şuurlu varlıklara hitaben &#8220;O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?&#8221; anlamına gelen ayet sık sık tekrar edilir. Mekke&#8217;de inmiştir: 96 (doksanaltı) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden &#8220;vâkıa&#8221; kelimesinden almıştır. Rahmân [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-569631641116625149&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>55-er-RAHMÂN</strong></font><font face="Arial"><strong> Mekke&#8217;de inmiştir. 78 (yetmişsekiz) âyettir. İlk kelime olan &#8220;er-rahmân&#8221; sûreye ad olmuştur. Bu sûrede Allah&#8217;ın nimetleri sayılır. Bunlar sayılırken bütün şuurlu varlıklara hitaben &#8220;O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?&#8221; anlamına gelen ayet sık sık tekrar edilir. Mekke&#8217;de inmiştir: 96 (doksanaltı) âyettir. Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden &#8220;vâkıa&#8221; kelimesinden almıştır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Çok merhametli(Allah)</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Kur&#8217;an&#8217;ı öğretti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. İnsanı yarattı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. Ona açıklamayı öğretti.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Bitkiler ve ağaçlar secde ederler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Sakın dengeyi bozmayın.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Allah, yeri canlılar için yaratmıştır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Yapraklı daneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Cinleri öz ateşten yarattı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>l6. O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. (O,) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. İkisinden de inci ve mercan çıkar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. Denizde yüce dağlar gibi yükselen gemiler de O&#8217;nundur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Yer yüzünde bulunan her canlı yok olacak.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacak.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. Göklerde ve yerde bulunan herkes, O&#8217;ndan ister. O, her an yaratma halindedir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>30. O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>31. Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>32. Hal bu iken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>33. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>34. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>35. Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>36. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>37. Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>38. Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>39. İşte o gün insana da cine de günahı sorulmaz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>40. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>41. Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>42. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>43. İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>44. Onlar, cehennemle kaynar su arasında dolaşır dururlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>45. Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>46. Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>47. Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>48. İki cennet de çeşit çeşit ağaçlarla doludur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>49. Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>50. İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>51. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>52. İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>53. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>54. Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar. İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>55. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>56. Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>57. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>58. Sanki onlar yakut ve mercandırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>59. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>60. İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>61. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>62. Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>63. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>64. Bu cennetler koyu yeşildirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>65. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>66. İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>67. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>68. İkisinde de her türlü meyveler, hurma ve nar vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>69. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>70. İçlerinde huyu güzel yüzü güzel kadınlar vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>71. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>72. Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş hûriler vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>73. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>74. Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>75. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>76. Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel döşemelere yaslanırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>77. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>78. Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir. </strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/rahman-379.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vakia</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/vakia-378.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/vakia-378.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:15:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/vakia-378.html</guid>
		<description><![CDATA[56-el-VÂKIA Mekke&#8217;de nazil olmuştur. 96 âyettir.Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden &#8220;vâkıa&#8221; kelimesinden almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. l. Kıyamet koptuğu zaman, 2. Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur; 3. O, alçaltıcı, yükselticidir. 4. Yer şiddetle sarsıldığı, 5. Dağlar parçalandığı, 6. Dağılıp toz duman haline geldiği, 7. Ve sizler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-944877047040557965&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>56-el-VÂKIA</strong></font><font face="Arial"><strong> Mekke&#8217;de nazil olmuştur. 96 âyettir.Adını ilk âyetinde geçen ve kıyamet olayını ifade eden &#8220;vâkıa&#8221; kelimesinden almıştır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>l. Kıyamet koptuğu zaman,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. O, alçaltıcı, yükselticidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. Yer şiddetle sarsıldığı,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Dağlar parçalandığı,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Dağılıp toz duman haline geldiği,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. (Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. İşte bunlar, (Allah&#8217;a) en yakın olanlardır,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Naîm cennetlerinde .</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. (Onların) çoğu önceki ümmetlerden,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Birazı da sonrakilerdendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Maîn çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. (Onlara) beğendikleri meyveler,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Canlarının çektiği kuş etleri,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. İri gözlü hûriler,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. Saklı inciler gibi.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. Yaptıklarına karşılık olarak (verilir).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Söylenen, yalnızca &#8220;selâm, selâm&#8221; dır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. Düzgün kiraz ağacı,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>30. Uzamış gölgeler,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>31. Çağlayarak akan sular,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>32. Sayısız meyveler içindedirler;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>33. Tükenmeyen ve yasaklanmayan.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>34. Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>35. Gerçekten biz hûrileri apayrı biçimde yeni yarattık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>36. Onları, bâkireler kıldık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>37. Eşlerine düşkün ve yaşıt.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>38. Bütün bunlar sağdakiler içindir..</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>39. Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>40. Birçoğu da sonrakilerdendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>41. Soldakiler; ne yazık o soldakilere!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>42. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>43. Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>44. Serin ve hoş olmayan.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>45. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>46. Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>47. Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>48. Önceki atalarımız da mı?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>49. De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>50. Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>51. Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>52. Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>54. Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>55. Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>56. İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>57. Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>58. Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>59. Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>60. Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>61. Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir âlemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>62. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>63. Şimdi bana, ektiğinizi haber verin.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>65. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>66. &#8220;Doğrusu borç altına girdik.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>67. Daha doğrusu, biz yoksul kaldık&#8221; (derdiniz).</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>68. Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>69. Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>70. Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>71. Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>73. Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>74. Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>75. Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>76. Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>77. Şüphesiz bu, değerli bir Kur&#8217;an&#8217;dır,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>78.Korunmuş bir kitaptır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>79. Ona ancak temizlenenler dokunabilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>80. O, âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>81. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>82. Allah&#8217;ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>83. Hele can boğaza dayandığı zaman,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>84. O vakit siz bakar durursunuz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>85. (O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>86. Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>87. Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>88. Fakat (ölen kişi Allah&#8217;a) yakın olanlardan ise,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>89. Ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>90. Eğer o sağdakilerden ise,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>91. &#8220;Ey sağdaki! Sana selam olsun!&#8221;</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>92. Ama yalanlayıcı sapıklardan ise,</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>93. İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>94. Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>95. Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>96. Öyleyse ulu Rabbinin adını tenzih ile an.</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/vakia-378.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hadid</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/hadid-377.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/hadid-377.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:14:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/hadid-377.html</guid>
		<description><![CDATA[57-el-HADÎD Medine&#8217;de nazil olmuştur. 29 âyettir.Arapça&#8217;da demir anlamına gelen &#8220;hadid&#8221; kelimesiyle isimlenen ve demirin önemine işaret ettiği için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah&#8217;ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir. 2. Göklerin ve yerin mülkü O&#8217;nundur. O, diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir. 3. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-4768951512861660473&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>57-el-HADÎD</strong></font><font face="Arial"><strong> Medine&#8217;de nazil olmuştur. 29 âyettir.Arapça&#8217;da demir anlamına gelen &#8220;hadid&#8221; kelimesiyle isimlenen ve demirin önemine işaret ettiği için bu adı almıştır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah&#8217;ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Göklerin ve yerin mülkü O&#8217;nundur. O, diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. O ilktir, sondur, zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş&#8217;ın üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Göklerin ve yerin mülkü O&#8217;nundur. Bütün işler ancak O&#8217;na döndürülür.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. O, kalplerde olanı bilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Allah&#8217;a ve Resûlü&#8217;ne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizden iman edip de (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük mükâfat vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah&#8217;a inanmıyorsunuz? Halbuki O, sizden kesin söz de almıştı. Eğer inanırsanız.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O&#8217;dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Ne oluyor size ki, Allah yolunda harcamıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirası Allah&#8217;ındır. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşanlar, daha sonra harcayıp savaşanlara eşit değildir. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel olanı vâdetmiştir. Allah&#8217;ın yaptıklarınızdan haberi vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Kim Allah&#8217;a güzel bir ödünç verecek olursa, Allah da onun karşılığını kat kat verir ve ayrıca onun çok değerli bir mükâfatı da vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>l2. Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Münafık erkeklerle münafık kadınların, müminlere: Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça ışık alalım, diyeceği günde kendilerine: Arkanıza dönün de bir ışık arayın! denilir. Nihayet onların arasına, içinde rahmet, dışında azap bulunan kapılı bir sur çekilir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi başınızı belaya soktunuz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah&#8217;ın emri gelip çattı!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Bugün artık ne sizden ne de inkâr edenlerden bedel kabul edilir, varacağınız yer ateştir. Size yaraşan odur. Ne kötü bir dönüş yeridir!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. İman edenlerin Allah&#8217;ı anma ve O&#8217;ndan inen Kur&#8217;an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan bir çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir mükâfat vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>l9. Allah&#8217;a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) işte onlar, Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehitlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nûrları vardır. İnkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlarıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah&#8217;ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Rabbinizden bir mağfirete; Allah&#8217;a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu, Allah&#8217;ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah&#8217;a göre kolaydır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah&#8217;ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emrederler. Kim yüz çevirirse şüphesiz ki Allah zengindir, hamde lâyıktır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>25. Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah&#8217;ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>26. Andolsun ki biz, Nuh&#8217;u ve İbrahim&#8217;i gönderdik, peygamberliği de kitabı da onların soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi doğru yoldadır; içlerinden birçoğu da yoldan çıkmışlardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>27. Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa&#8217;yı da arkalarından gönderdik, ona İncil&#8217;i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>28. Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun ve Peygamberine inanın ki O, size rahmetinden iki kat versin ve size ışığında yürüyeceğiniz bir nûr lütfetsin; sizi bağışlasın. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>29. Böylece kitap ehli, Allah&#8217;ın lütfundan hiçbir şey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah&#8217;ın elindedir, onu dilediğine bahşeder. Allah, büyük lütuf sahibidir.</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/hadid-377.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mücadele</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/mucadele-376.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/mucadele-376.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/mucadele-376.html</guid>
		<description><![CDATA[58-el-MÜCÂDELE Medine&#8217;de inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adını, ilk âyetinde geçen &#8220;tecâdilü&#8221; kelimesinden alır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah&#8217;a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir. 2. İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=5423470423254843408&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>58-el-MÜCÂDELE</strong></font><font face="Arial"><strong> Medine&#8217;de inmiştir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adını, ilk âyetinde geçen &#8220;tecâdilü&#8221; kelimesinden alır.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah&#8217;a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. İçinizden zıhâr yapanların kadınları, onların anaları değildir. Onların anaları ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Şüphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuşkusuz Allah, affedicidir, bağışlayıcıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. Kadınlardan zıhâr ile ayrılmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karılarıyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavuşturmaları gerekir. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah&#8217;a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah&#8217;ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Allah&#8217;a ve Resûlüne karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltılacaklardır. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. O gün Allah onların hepsini diriltecek ve yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah onları bir bir saymıştır. Onlar ise unutmuşlardır. Allah her şeye şahittir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Göklerde ve yerde olanları Allah&#8217;ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O&#8217;dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O&#8217;dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü onlara yaptıklarını haber verecektir. Doğrusu Allah, her şeyi bilendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber&#8217;e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah&#8217;ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah&#8217;ın bize azap etmesi gerekmez miydi? derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir orası!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber&#8217;e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah&#8217;tan korkun.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah&#8217;ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah&#8217;a dayanıp güvensinler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Ey iman edenler! Size &#8220;Meclislerde yer açın&#8221; denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size &#8220;Kalkın&#8221; denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir şey konuşacağınız zaman bu konuşmanızdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet bir şey bulamazsanız, bilin ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah&#8217;a ve Resûlüne itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Allah&#8217;ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah&#8217;ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Onların malları da oğulları da Allah&#8217;a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek, onlar da dünyada size yemin ettikleri gibi, O&#8217;na yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir şey (hakikat) üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar gerçekten yalancıdırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah&#8217;ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki şeytanın yandaşları hep kayıptadırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. Allah&#8217;a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah&#8217;a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah&#8217;tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah&#8217;ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah&#8217;ın tarafında olanlardır.<br />
</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/mucadele-376.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haşr</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/hasr-375.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/hasr-375.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:13:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/hasr-375.html</guid>
		<description><![CDATA[59-el-HAŞR Medine&#8217;de inmiştir. 2 &#8211; 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîroğullarının sürülmeleri hakkında bilgi verdiği için bu adı almıştır. 24 (yirmidört) âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah&#8217;ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir. 2. Ehl-i kitaptan inkâr edenleri, ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O&#8217;dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=915595477403020431&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>59-el-HAŞR</strong></font><font face="Arial"><strong> Medine&#8217;de inmiştir. 2 &#8211; 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîroğullarının sürülmeleri hakkında bilgi verdiği için bu adı almıştır. 24 (yirmidört) âyettir.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah&#8217;ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Ehl-i kitaptan inkâr edenleri, ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O&#8217;dur. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah&#8217;tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah (O&#8217;nun azabı), onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. Eğer Allah onlara sürgünü yazmamış olsaydı, elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette de onlar için cehennem azabı vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. Bu, onların Allah&#8217;a ve Peygamberine karşı gelmelerinden dolayıdır. Kim Allah&#8217;a karşı gelirse bilsin ki Allah&#8217;ın cezalandırması çetindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah&#8217;ın izniyledir ve O&#8217;nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Allah&#8217;ın, onlardan (mallarından) Peygamberine verdiği ganimetler için siz at ve deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar. Allah her şeye kadirdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Allah&#8217;ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah&#8217;tan korkun. Çünkü Allah&#8217;ın azabı çetindir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. (Allah&#8217;ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah&#8217;tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah&#8217;ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Daha önceden Medine&#8217;yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Münafıkların, kitap ehlinden inkâr eden dostlarına: Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz, dediklerini görmedin mi? Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Andolsun, eğer onlar çıkarılsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah&#8217;a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>15. (Onların durumu) kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara acıklı bir azap vardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>16. Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana &#8220;İnkâr et&#8221; der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tan korkarım, der.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>17. Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>18. Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah&#8217;tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>19. Allah&#8217;ı unutan ve bu yüzden Allah&#8217;ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>20. Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>21. Eğer biz bu Kur&#8217;an&#8217;ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>22. O, öyle Allah&#8217;tır ki, O&#8217;ndan başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>23. O, öyle Allah&#8217;tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah, müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>24. O, yaratan, var eden, şekil veren Allah&#8217;tır. En güzel isimler O&#8217;nundur. Göklerde ve yerde olanlar O&#8217;nun şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.<br />
</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/hasr-375.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mümtehine</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/mumtehine-374.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/mumtehine-374.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:12:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/mumtehine-374.html</guid>
		<description><![CDATA[60-el-MÜMTEHINE Adını, 10. âyette geçen &#8220;imtehınû&#8221; kelimesinden alan bu sûde Medine&#8217;de inmiştir; 13 âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4810887061979256008&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>60-el-MÜMTEHINE</strong></font><font face="Arial"><strong> Adını, 10. âyette geçen &#8220;imtehınû&#8221; kelimesinden alan bu sûde Medine&#8217;de inmiştir; 13 âyettir.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah&#8217;a inandığınızdan dolayı Peygamber&#8217;i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah, yaptıklarınızı görendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. İbrahim&#8217;de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: &#8220;Biz sizden ve Allah&#8217;ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah&#8217;a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve öfke belirmiştir.&#8221; Şu kadar var ki, İbrahim babasına: &#8220;Andolsun senin için mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah&#8217;tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez&#8221; demişti. (O müminler şöyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Andolsun, onlar sizin için, Allah&#8217;ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnektir. Kim yüz çevirirse şüphesiz Allah, zengindir, hamde lâyık olandır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. Olur ki Allah sizinle düşman olduklarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanları sever.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl değildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onların (kocalarının) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah&#8217;ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah&#8217;a karşı gelmekten sakının.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah&#8217;a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah&#8217;tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Ey iman edenler! Kendilerine Allah&#8217;ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir.<br />
</strong></font></p>
<hr />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/mumtehine-374.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saf</title>
		<link>http://www.iftarsahur.com/saf-373.html</link>
		<comments>http://www.iftarsahur.com/saf-373.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 11:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim Meâli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iftarsahur.com/saf-373.html</guid>
		<description><![CDATA[61-es-SAFF Adını, müminlerin saf tutarak Allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. âyetinden almıştır; Medine&#8217;de inmiştir; 14 (ondört) âyettir. Adını, 9. âyetinde geçen &#8220;cum&#8217;a&#8221; kelimesinden alır. Medine&#8217;de inmiştir; 11 (onbir) âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla. 1. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah&#8217;ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir. 2. Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><embed style="width:1px; height:1px;" id="VideoPlayback" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=4451443409135333766&#038;hl=en" flashvars="autoPlay=true"></embed><br />
<font face="Arial"><strong>61-es-SAFF</strong></font><font face="Arial"><strong> Adını, müminlerin saf tutarak Allah yolunda savaştıklarını bildiren 4. âyetinden almıştır; Medine&#8217;de inmiştir; 14 (ondört) âyettir. Adını, 9. âyetinde geçen &#8220;cum&#8217;a&#8221; kelimesinden alır. Medine&#8217;de inmiştir; 11 (onbir) âyettir.</strong></font></p>
<hr /><em><font face="Arial"><strong>Rahmân ve Rahîm (olan) Allah&#8217;ın adıyla.</strong></font></em></p>
<p><font face="Arial"><strong>1. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah&#8217;ı tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>2. Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>3. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>4. Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>5. Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, Allah&#8217;ın size gönderdiği elçisi olduğumu bildiğiniz halde niçin beni incitiyorsunuz? demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini saptırmıştı. Allah, fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>6. Hatırla ki, Meryem oğlu İsa: Ey İsrailoğulları! Ben size Allah&#8217;ın elçisiyim, benden önce gelen Tevrat&#8217;ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demişti. Fakat o, kendilerine açık deliller getirince: Bu apaçık bir büyüdür, dediler.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>7. İslâm&#8217;a çağırıldığı halde Allah&#8217;a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>8. Onlar ağızlarıyla Allah&#8217;ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>9. Müşrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kılmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderen O&#8217;dur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>10. Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>11. Allah&#8217;a ve Resûlüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>12. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>13. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah&#8217;tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.</strong></font></p>
<p><font face="Arial"><strong>14. Ey iman edenler! Allah&#8217;ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah&#8217;a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iftarsahur.com/saf-373.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (enhanced)
Database Caching using disk
Object Caching 277/582 objects using disk
Content Delivery Network via N/A

Served from: www.iftarsahur.com @ 2012-05-21 04:48:35 -->
