Ramazan’ı nasıl ihya edebiliriz?
MUSTAFA AYDIN
Âlemleri yaratan, mevsimleri bir yelpaze gibi etrafımızda döndürüp ruhlarımızı ferahlatan Rabb’imize şükürler olsun ki, yine Ramazan’a eriştik. Nice dostumuz, akrabamız Ramazan’a ulaşamadan Rab’lerine kavuştular. Onlara sorsak belki, “Keşke şu Ramazan’ı da ihya etseydim, feyizleriyle ruhumu yıkasaydım da ebedi iklime o doygunlukla göçseydim” derlerdi.
Ama onlara kısmet olmadı. Biz Ramazan’a kavuştuk; fakat acaba bayramı göreceğimizin garantisi var mı? Tabii ki yok. O halde Ramazan ayının gecelerini de, gündüzlerini de çok iyi değerlendirmeli, elden geldiğince ibadete, hayır ve hasenata ağırlık vermeliyiz. Bir mü’mine tebessümümüz bile ahiret yurdunda karşımıza zenginlikler olarak çıkacak. Çünkü, Ramazan ayı çok kârlı bir uhrevî kazanç mevsimidir. Sevgili Peygamberimiz, Ramazan’ın önemi hakkında şöyle buyurmuştur: “Kim inanarak ve mükafatını Allah’tan bekleyerek Ramazan’ın gecelerini ihya ederse, onun geçmiş günahları bağışlanır.” (Nesai, İman, Bab 22, V, 117)
Yine Kutlu Önderimiz, “Ramazan’ın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur. Her kim, bu ayda idaresi altında bulunanların iş yükünü hafifletirse, Allah ona mağfiret eder ve cehennem azabından kurtarır”. “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhari, Savm, 5) buyuruyor.